
| İthal inek tartiisliyor |
|
Türkiye dünya tarihinde en çok damızlık inek ithal eden ülke konumundadır. 300.000 (Üç yüz bin) damızlık hayvan ithal etmişiz tarihimiz boyunca. Ve bu ithalatın yaklaşık hepsi son 20 yıl içinde. 1990 yılında ithal etmişiz 1996 yılında etmişiz. Ancak ortada onların ne genetiğinden bir değer var ortada, ne de kendilerinden. Varsa da kayıtları olmadığı için bilmiyoruz.
Damızlık hayvan ithalatının mantığı şudur sevgili okurlar; damızlık hayvan almak maya almaktır. Yani sizin elinizde genetik olarak olmayan bir havan materyalinin bir miktar anacını alırsınız ve onları üreterek kendinize maya yaparsınız ve onlardan elde ettiğiniz yavruları ile geleceğinizi idame ettiririsiniz. Örneğin koyun üretme çiftliğinden bir koç alır koyun sürüsü sahibi ve bu koç ile koyunlarını eşleştirerek daha üstün ırkta kuzular elde ederek kârlılığını yükseltir, sürüsünün geleceğini kurtarır. İşte damızlık hayvanın ithal edilme mantığı da budur.
Şimdi soruyorum dünyanın en çok damızlık hayvanını ithal eden bir ülke olarak bunu becerebilmişiz mi? 1996 yılı dediğiniz daha hayvancılık için dün sayılabilecek kadar yakın bir geçmiştir. Çünkü bir ineğin normal şartlarda ömrü 10-12 yıldır ve yaklaşık 8 yılda 8 tane yavru yapar. İlk yavrusunu 2 yaşında yapan bir ineğin en büyük özelliği damızlık vasfını uzun yıllar koruyabilmesidir.
Daha dün ithal ettiğimiz ineklerin bırakın yaşamasını yavrularını bile nerede hangi şartlar altında beslendiğini bilen yok, yani kayıtlı değil. Yıllardır üzerinde durduğumuz asıl konu budur. İnek ithal etmek sorun değildir, ithal ettiğiniz ineklere sağlıklı bakabilmek, uzun yıllar yaşatabilmek, onların kayıtlarını ve verilerini tutabilmektir ithal inek mantığı.
İnekleri ithal edip kayıt altına bile almadan üreticiye dağıtıp, ‘’al sen şu 4 ineği ne halin varsa gör nasıl bakarsan bak’’ demek değildir inek ithal etmek. Birilerinin cebini bu ithallerle doldurmak değildir ithalat. Hele bu damızlık vasfı taşıyor ve çok değerli varlıklar ise hiç değildir. İneği bir plan çerçevesinde ithal edersiniz bir ulusal amaç koyarsınız ortaya. Bu amacın alt yapısını oluşturursunuz, ithalattan faydalanacak üreticileri önce tespit edersiniz ve bu üreticiye bu ulusal hedefinizi ve hayvancılıkla ilgili bütün teknik alt yapıyı verecek bir eğitime tabi tutarsın. Sonra kalkar bunu kamuoyu ile tartışırısın olumlu ve ikna edici teknikleri, bütün alt yapısını ortaya koyan bu tartışma ile kamuoyunu ikna edersin. Tamam, vallahi o zaman bende geliyorum sizle nerede iyi inek varsa gidip alalım.
Sevgili okurlar mevcut hayvanlarımız (süt ve et ineklerimiz) verimli değil, üretici oldukça bilinçsiz bir üretim yapıyor, bu üretim modeli ve havanlarımız ile biz bu ülkenin et ve süt ihtiyacını yeter düzeyde ve ucuza üretemeyiz. Gelinen bu noktada ulusal bir hedef doğrultusunda insanların gıda güvenliğini ve geleceğini garanti altına almak adına stratejik bir plan ile ancak ithalat yapılabilir. Geçmişte yaşadığımız hataların aynısı yapacaksak, ne bizi bu ithalat kurtarır ne de bitmek bilmeyen süt ve et tartışmalarına son verir.
Birilerinin cebini doldurmak ve para kazandırmak mantığı içerisinde yapılan ithalat tekrar aynı mantık çerçevesinde yapılacak ise bu yazıyı kesin saklayın bir yere en geç 15 sene sonra yine aynı filmi seyrederiz…
Birilerine rant kapısı oluşturacak bir ithalat mantığını topyekun karşıyım. Aç kalmak pahasına bile olsa desteklememin bir mantığı yok. Ancak yukarıda belirttiğim bir plan ve hakikatten üreticinin ve tüketicinin lehine olacak planlı bir ithalata belli bir sayıda yaparak, üreticimizi bilinçlendirici bir sistem ve havanlarımızın verimliliğini arttırıcı bir ithalata ise (bu ülke tarihinde akıllı olunursa bir kez yapılır ve bir daha ihtiyaç duyulup tartışılamaz dahi) kesinlikle varım. Tabii; konu ile ilgili sivil toplum örgütlerinin konuşacak, kamuoyuna söyleyecek elbet birkaç cümlesi vardır diye beklemekle geçecek daha çok ömrümüz…
Kaynak: kesanhaber.net
Yorumlar (1)
![]() yazar cihat özner, Haziran 22, 2010
Hiç kimse merak etmesin.İstedikleri kadar hayvan ithal etsinler fiyatlar kısa vadede düşebilir ama acele etmeyen üreticilerimiz kaybetmeyeceklerdir.Bugun ithal edilen hayvanların coğu damızlık ,kesim için getirilen hayvanların sayısı istanbuldaki 5 büyük firmanın 1 aylık et ihtiyacını ancak karşılar.Az bir zaman sonra dana ve inek karkas et fiyatları eskiye dönmeye başlayacaktır.Cok güzel bir atasözü vardır;taşıma suyuyla değirmen dönmez,mutlaka içe dönük bir üretim ve talebi karşılama sözkonusu olucaktır.Bu sürec biraz sancılı,moralman ezici bir şekilde olsada üreticilerimiz biraz daha sabırlı olurlarsa sıkıntıyı aşacağımıza inanıyorum.
Yorum yaz
Newer news items:
Older news items:
|